25 Temmuz 2009 Cumartesi
deneme
bu gayet düzgün bi'şeyindemenesi olacak lazım olur diye başlığı değiştiriyorum sonradan açıklarım ne halta yarayacağını çokda umrumda değil hani yani.neyse şimdilik 2-3 dakikaa indexlesin benim için kafi.
24 Temmuz 2009 Cuma
maksat muhabbet
yarışmadna çekildiğimizin göstergesi heralde uzun zamandır yazmadığımızdan anlaşılıyor.ilk sayfaya geldiğimiz günün akşamı internetin kesilip staj başlamamız bizi belki gelebilecek bir ödülden etti.neyse googlenin gözünde sağlam bir blog olur artık bu kendisi derdimizi görecek kadar hızlı indexlenip çoktan güven meselesini ayarlamıştır.hayırlı olsun derim efenim.
21 Temmuz 2009 Salı
20 Temmuz 2009 Pazartesi
acının sesi
— «Baslarından felâket geçmis bu insanlar ormanlarda dolasmaya mahkûm zavallı
kimselerden baska bir sey değillerdir.» diyordu. «Babam —nur içinde yatsın— o ünlü Maria
Jose ile tanısıp iki kere birlikte yemek yemisti. Ben ise daha az tanınmıs, çayırlarda
dolasarak birsürü kötülükler yapmıs
KAN ve KUM
117
kimselerle tanıstım. Onlar da boğa güresçileri gibi yaman kisilerdir. Cezadan
korktukları için, onlara yalnız dokunulduğu vakit tehlikeli olurlar.»
Marki Plumitas'a her istediğinin verilmesi için çiftliklerinde çalısanlara emir
vermisti.NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
Çobanların anlattıklarına göre Plumitas iyi, cömert ruhlu çiftlik sahiplerine iltifatlar
yağdırır, «Moraima Markisi'ne dokunan olursa canımı vermeye hazırım!» dermis. Herkes de
bu mert, zavallı, yorgun adamı istediği bir lokma ekmek için kırmaktan çekinirdi. Bir
boğa yetistiricisi de Plumitas'm otlaklarda tek basına atıyla dolastığını görmüs, onu
tanımadan geçtiği için kendisini suçlu bulduğunu söylüyordu. Çayırlarda sık sık görülen,
yağlı elini sapkasına değdirerek, «Tanrı sizinle olsun!» deyen, yoksul kılıklı
atlılardan biri sanmıs onu.
Moraima Markisi, Plumitas'm sözünü ederken, Juan'a baktı. Çiftliğindeki mala
kimselerden baska bir sey değillerdir.» diyordu. «Babam —nur içinde yatsın— o ünlü Maria
Jose ile tanısıp iki kere birlikte yemek yemisti. Ben ise daha az tanınmıs, çayırlarda
dolasarak birsürü kötülükler yapmıs
KAN ve KUM
117
kimselerle tanıstım. Onlar da boğa güresçileri gibi yaman kisilerdir. Cezadan
korktukları için, onlara yalnız dokunulduğu vakit tehlikeli olurlar.»
Marki Plumitas'a her istediğinin verilmesi için çiftliklerinde çalısanlara emir
vermisti.NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
Çobanların anlattıklarına göre Plumitas iyi, cömert ruhlu çiftlik sahiplerine iltifatlar
yağdırır, «Moraima Markisi'ne dokunan olursa canımı vermeye hazırım!» dermis. Herkes de
bu mert, zavallı, yorgun adamı istediği bir lokma ekmek için kırmaktan çekinirdi. Bir
boğa yetistiricisi de Plumitas'm otlaklarda tek basına atıyla dolastığını görmüs, onu
tanımadan geçtiği için kendisini suçlu bulduğunu söylüyordu. Çayırlarda sık sık görülen,
yağlı elini sapkasına değdirerek, «Tanrı sizinle olsun!» deyen, yoksul kılıklı
atlılardan biri sanmıs onu.
Moraima Markisi, Plumitas'm sözünü ederken, Juan'a baktı. Çiftliğindeki mala
seo yarışması için gaz
parçalamıs azgın bir aslanı, Barrabas'ı yollamıs. Barrabas bu kötü huyu yüzünden öbür
aslanlardan ayrı tutuluyormus. Alana da demir bir kafes içinde getirmisler. Marki söyle
anlatıyordu:
— «Önce aslanı salıverdiler. Aslan, boğanın kımıldamadan durmasından yararlanarak,
tırnaklarıyla, disleriyle, hayvanın kalçalarını tırmalamaya, kemirmeye basladı. Boğa,
kendisini koruyabilmek için, boynuzlarıyla aslanı önüne çekmeye çalıstı. Aslanı bir
boynuzundan öbürüne top gibi fırlattı; sonra, hiçbir değer vermeden, bir yana attı.
Aslan, dayak yemis bir kedi gibi, büzüldü kaldı. Güresin ikinci yarısı daha kısa sürdü.
Đkinci aslan alana çıktığı vakit boğa hayvanı havaya kaldırıp iyice salladıktan sonra,
gene ilk seferki gibi, bir yana fırlattı.»NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
Bu hâtıralar Kırkbesler Derneği'nde herkesi güldürüyordu. «Yasasın Đspanyol boğası!»
deye sakalasıyorlardı. Gülüslerinden yüreklerinde millî bir duygunun kabardığı
anlasılıyordu. Bu vahsi hayvanlar dünya yüzünde Đspanyol milletini yüceltiyordu sanki.
Kırkbesler Derneği'nden içeri Juan girince, bitip tükenmek bilmeyen boğa güresleri,
tarla isleri konusmaları yarıda kesilirdi. Bir ara bütün Sevilla'da Plumitas adında
aslanlardan ayrı tutuluyormus. Alana da demir bir kafes içinde getirmisler. Marki söyle
anlatıyordu:
— «Önce aslanı salıverdiler. Aslan, boğanın kımıldamadan durmasından yararlanarak,
tırnaklarıyla, disleriyle, hayvanın kalçalarını tırmalamaya, kemirmeye basladı. Boğa,
kendisini koruyabilmek için, boynuzlarıyla aslanı önüne çekmeye çalıstı. Aslanı bir
boynuzundan öbürüne top gibi fırlattı; sonra, hiçbir değer vermeden, bir yana attı.
Aslan, dayak yemis bir kedi gibi, büzüldü kaldı. Güresin ikinci yarısı daha kısa sürdü.
Đkinci aslan alana çıktığı vakit boğa hayvanı havaya kaldırıp iyice salladıktan sonra,
gene ilk seferki gibi, bir yana fırlattı.»NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
Bu hâtıralar Kırkbesler Derneği'nde herkesi güldürüyordu. «Yasasın Đspanyol boğası!»
deye sakalasıyorlardı. Gülüslerinden yüreklerinde millî bir duygunun kabardığı
anlasılıyordu. Bu vahsi hayvanlar dünya yüzünde Đspanyol milletini yüceltiyordu sanki.
Kırkbesler Derneği'nden içeri Juan girince, bitip tükenmek bilmeyen boğa güresleri,
tarla isleri konusmaları yarıda kesilirdi. Bir ara bütün Sevilla'da Plumitas adında
aşk başlar
yazık ki, bu dünyada iyiler talihli olmadıkları için, Coronel'e bakmaya bile cesaret
edemeyen nesmedya kurnaz bir boğa onu boynuzlayarak haymca öldürdü. Bütün boğa yetistiriciler
gibi Marki ile arkadasları da haber hernekadar bu hayvanlara acıyorlarsa da, böyle bir ise
girismeye cesaret ettiklerinden dolayı gurur da duyuyorlardı. Boğa güreslerine karsı
olanlara, hayvanları da korumak gerektiğini oyun söyleyenlere düsman kesiliyorlardı. Marki bu
konuda birçok kimseleri aptal, bilgisiz buluyordu.
— «Millet boğa güresi için ayrılan boğalarla kasaplara satılan domuzları ayıramıyor!»
diyordu. «Đspanyol boğasıydı o. En değerli video hayvanlardan biri!»
Marki ile arkadasları, aralarında, boğaların cinsleri seo yarışması üzerine konusurlar, güresleri hep
Đspanyol boğalarının kazandığım söylerlerdi. Bu arada Marki baska cinsten olan
hayvanları hatırladıkça gülerdi. Đspanyol boğaları herhangi cambazhanede yetistirilen
bir aslanla güresebilirmis. Bir gün bahse girismisler. Aslan terbiyecisi
edemeyen nesmedya kurnaz bir boğa onu boynuzlayarak haymca öldürdü. Bütün boğa yetistiriciler
gibi Marki ile arkadasları da haber hernekadar bu hayvanlara acıyorlarsa da, böyle bir ise
girismeye cesaret ettiklerinden dolayı gurur da duyuyorlardı. Boğa güreslerine karsı
olanlara, hayvanları da korumak gerektiğini oyun söyleyenlere düsman kesiliyorlardı. Marki bu
konuda birçok kimseleri aptal, bilgisiz buluyordu.
— «Millet boğa güresi için ayrılan boğalarla kasaplara satılan domuzları ayıramıyor!»
diyordu. «Đspanyol boğasıydı o. En değerli video hayvanlardan biri!»
Marki ile arkadasları, aralarında, boğaların cinsleri seo yarışması üzerine konusurlar, güresleri hep
Đspanyol boğalarının kazandığım söylerlerdi. Bu arada Marki baska cinsten olan
hayvanları hatırladıkça gülerdi. Đspanyol boğaları herhangi cambazhanede yetistirilen
bir aslanla güresebilirmis. Bir gün bahse girismisler. Aslan terbiyecisi
nesmedya kurtar beni
bilmeden onun öfkeden ısınan burnunu defalarca öptü. Seyirciler arasından iyiyürekli bir
adam: «Öldürmesinler!» deye haykırıyordu.
Bu ses binlerce insanı duygulandırmıstı. Herkesin sesi ortalığı yerinden oynatıyor,
basamaklarda binlerce mendil uçusuyordu. Halk boğaya acıyor, bu türlü oyunlardan
hoslandığından da utanç duyuyordu. Ayrıca, matadorun giydiği süslü elbiselerle
gösterdiği cesaretten de nefret ediyordu. Seyirciler boğanın soyluluğuna, cesaretine
hayran kalmıslardı.NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
Marki: «Boğayı geri alıyorum! Emprezaryoya da iki bin peseta'yı geriye veriyorum. Bütün
servetimi bile vermeye hazırım!» dedi.
Coronel bir ay otlakta kaldıktan sonra boynundaki yara
KAN ve KUM
115
izleri artık kaybolmustu
adam: «Öldürmesinler!» deye haykırıyordu.
Bu ses binlerce insanı duygulandırmıstı. Herkesin sesi ortalığı yerinden oynatıyor,
basamaklarda binlerce mendil uçusuyordu. Halk boğaya acıyor, bu türlü oyunlardan
hoslandığından da utanç duyuyordu. Ayrıca, matadorun giydiği süslü elbiselerle
gösterdiği cesaretten de nefret ediyordu. Seyirciler boğanın soyluluğuna, cesaretine
hayran kalmıslardı.NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
Marki: «Boğayı geri alıyorum! Emprezaryoya da iki bin peseta'yı geriye veriyorum. Bütün
servetimi bile vermeye hazırım!» dedi.
Coronel bir ay otlakta kaldıktan sonra boynundaki yara
KAN ve KUM
115
izleri artık kaybolmustu
18 Temmuz 2009 Cumartesi
geldim gittim
«Sana bu yıl çok iyi boğalar hazırlıyorum. Bakalım onları doğru-dürüst öldürebilecek
misin? Geçen yıl hiç memnun kalmadım. Zavallı hayvancıklar daha kolay öldürülebilirlerdi.
»
Dona Sol yanında siyah atıyla gelmisti. Bir erkek gömleği giymis, kırmızı bir boyunbağı
takmıstı. Arkasında eflatun kadifeden kısa bir ceket, ayağında kursuni çizmeler vardı.
Yana doğru eğik olan kadife sapkası ise lüle lüle saçlarını örtüyordu. Ata çarçabuk
biniverdi. Sonra usağın elinden kamçıyı aldı. Herkesi selâmlayıp geç kaldığı için özür
dilerken gözleri Juan'a takılmıstı.
Don Jose onları biribirine tanıstırmak için kısrağını öne doğru sürdü. Dona Sol da
atıyla onlara doğru ilerledi. Juan kadının bu davranısına sasırmıstı.
Dona Sol mis kokulu ince elini uzatınca Juan ne yapacağını sasırmıstı. Boğa öldürmeye
alısık iri elini uzatarak el sıkıstı.
Dona Sol, hiç sıkılmadan: «Hosgeldiniz!» dedi. «Geldiğiniz için tesekkür ederim.»
Juan, bunun üzerine kendisinin de kadına birseyler söylemesi gerektiğini düsünerek, bir
boğa güresçisiyle konusur-mus gibi: «Sağolun!» dedi. «Nasıl, ev halkı iyiler mi?»
Dona Sol onun bu konusmasını kahkahayla karsıladı.
Genç kadın ilerlemek üzere atını öne doğru sürünce herkes arkasından gitmeye hazırlandı.
Juan da, kadının bu davranısı karsısında utanç duyup, dalgın dalgın, onların arkasından
yürüdü. Neye uğradığını bilemiyordu. Yalnız, aptalca bir kusur islediğini anlamıstı.
Torre del Oro dolaylarını geride bırakarak Sevilla'ya doğru ilerlediler. Tablada ovasına
ulasıncaya kadar iki yanı meyhanelerle, bahçelerle dolu olan kumluk yollardan geçtiler.
Tablada'ya gelince büyük bir kalabalığın kendilerini beklediğini gördüler. Guardalquivir
ırmağı ovayı boydan boya kesiyordu. Karsı yakada, yüksek bir tepenin üzerinde, yıkık bir
sato ile zeytinliklerin arasından kır evleri görünüyordu. Sevilla sehri uzak ufukların
bulutları arasından
misin? Geçen yıl hiç memnun kalmadım. Zavallı hayvancıklar daha kolay öldürülebilirlerdi.
»
Dona Sol yanında siyah atıyla gelmisti. Bir erkek gömleği giymis, kırmızı bir boyunbağı
takmıstı. Arkasında eflatun kadifeden kısa bir ceket, ayağında kursuni çizmeler vardı.
Yana doğru eğik olan kadife sapkası ise lüle lüle saçlarını örtüyordu. Ata çarçabuk
biniverdi. Sonra usağın elinden kamçıyı aldı. Herkesi selâmlayıp geç kaldığı için özür
dilerken gözleri Juan'a takılmıstı.
Don Jose onları biribirine tanıstırmak için kısrağını öne doğru sürdü. Dona Sol da
atıyla onlara doğru ilerledi. Juan kadının bu davranısına sasırmıstı.
Dona Sol mis kokulu ince elini uzatınca Juan ne yapacağını sasırmıstı. Boğa öldürmeye
alısık iri elini uzatarak el sıkıstı.
Dona Sol, hiç sıkılmadan: «Hosgeldiniz!» dedi. «Geldiğiniz için tesekkür ederim.»
Juan, bunun üzerine kendisinin de kadına birseyler söylemesi gerektiğini düsünerek, bir
boğa güresçisiyle konusur-mus gibi: «Sağolun!» dedi. «Nasıl, ev halkı iyiler mi?»
Dona Sol onun bu konusmasını kahkahayla karsıladı.
Genç kadın ilerlemek üzere atını öne doğru sürünce herkes arkasından gitmeye hazırlandı.
Juan da, kadının bu davranısı karsısında utanç duyup, dalgın dalgın, onların arkasından
yürüdü. Neye uğradığını bilemiyordu. Yalnız, aptalca bir kusur islediğini anlamıstı.
Torre del Oro dolaylarını geride bırakarak Sevilla'ya doğru ilerlediler. Tablada ovasına
ulasıncaya kadar iki yanı meyhanelerle, bahçelerle dolu olan kumluk yollardan geçtiler.
Tablada'ya gelince büyük bir kalabalığın kendilerini beklediğini gördüler. Guardalquivir
ırmağı ovayı boydan boya kesiyordu. Karsı yakada, yüksek bir tepenin üzerinde, yıkık bir
sato ile zeytinliklerin arasından kır evleri görünüyordu. Sevilla sehri uzak ufukların
bulutları arasından
haberler ile burdayız
yayan olarak giren güresçiler hemen kosustular. Halk atların alana çıkmasını istiyordu.
Coronel kendisine takılan birini havaya uçurtmaya hazırdı sanki. Biri biraz kıskırtacak
olsa, zarif hareketlerle, halkı çıldırtacak sekilde hızla alana kosuyordu. Kendisini
öldürmek üzere boğazına ondört kargı hatırdılar; o gene de otlaktan geldiğindeki kadar
cesurdu. Bu durum karsısında Marki boğanın soluyusuna kulak kabarttı. Sonra, locasından
nasıl kalktığı anlasılamadı. Usaklar yaralanan boğayı kurtarmaya çalısıyorlardı. Matador
ise, kargısı elinde, boğa ile karsı karsıya gelmeye hazırlanıyorsa da buna birtürlü
cesaret edemiyordu.
Dste, bu sırada Marki, matadorla usakların arasına atılarak: «Coronel!» deye bağırdı,
tahta parmaklıkların haber arasından dısarı uzanarak elleriyle tahtalara vurmaya basladı.
Hayvancağız yerinden kıpırdamadan duruyordu. «videoCoronel!» deye çağırıldığını duyunca
kafasını kaldırdı. Bu ses ona ömründe bir daha göremeyeceği memleketini hatırlatmıstı.
Basını çevirdi. Parmaklıkların arasından kendisini çağıran adamı gördü. Önce, ona doğru
hızla kostu. Sonra, adımlarını nesmedya yavaslatarak, kendisine doğru uzanan kolları
boynuzlarıyla oksadı. Hayvanın göğsü boğazından akan kanlarla kızıla boyanmıstı. Sıyrık
derisi arasından mosmor bir et görünüyordu.
Marki: «Benim oğlum!» deye oyun sesleniyordu.
Coronel de, onun sözlerini anlıyormus seo yarışması gibi, basını kaldırıyor, ağzından akan sah/asıyla
adamın favorilerini ıslatıyordu. Hayvanın kanlı gözlerinde: «Beni neden buraya
getirdin?» deye soran bir hal vardı. Marki, hayvanın bu halini görünce, ne yaptığını
Coronel kendisine takılan birini havaya uçurtmaya hazırdı sanki. Biri biraz kıskırtacak
olsa, zarif hareketlerle, halkı çıldırtacak sekilde hızla alana kosuyordu. Kendisini
öldürmek üzere boğazına ondört kargı hatırdılar; o gene de otlaktan geldiğindeki kadar
cesurdu. Bu durum karsısında Marki boğanın soluyusuna kulak kabarttı. Sonra, locasından
nasıl kalktığı anlasılamadı. Usaklar yaralanan boğayı kurtarmaya çalısıyorlardı. Matador
ise, kargısı elinde, boğa ile karsı karsıya gelmeye hazırlanıyorsa da buna birtürlü
cesaret edemiyordu.
Dste, bu sırada Marki, matadorla usakların arasına atılarak: «Coronel!» deye bağırdı,
tahta parmaklıkların haber arasından dısarı uzanarak elleriyle tahtalara vurmaya basladı.
Hayvancağız yerinden kıpırdamadan duruyordu. «videoCoronel!» deye çağırıldığını duyunca
kafasını kaldırdı. Bu ses ona ömründe bir daha göremeyeceği memleketini hatırlatmıstı.
Basını çevirdi. Parmaklıkların arasından kendisini çağıran adamı gördü. Önce, ona doğru
hızla kostu. Sonra, adımlarını nesmedya yavaslatarak, kendisine doğru uzanan kolları
boynuzlarıyla oksadı. Hayvanın göğsü boğazından akan kanlarla kızıla boyanmıstı. Sıyrık
derisi arasından mosmor bir et görünüyordu.
Marki: «Benim oğlum!» deye oyun sesleniyordu.
Coronel de, onun sözlerini anlıyormus seo yarışması gibi, basını kaldırıyor, ağzından akan sah/asıyla
adamın favorilerini ıslatıyordu. Hayvanın kanlı gözlerinde: «Beni neden buraya
getirdin?» deye soran bir hal vardı. Marki, hayvanın bu halini görünce, ne yaptığını
nesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
Đnsanlar da onlar gibi olsaydı dünyanın hali
baska olurdu.» derdi. «Su essiz Coronel'i hatırlıyor musunuz?»
Pahalı çerçeveli bir resmi gösteriyordu. Resim onun bir gençlik hatırasıydı. Kendisi
beyaz elbiseli kız çocuklar arasında oturuyor, bir yandan iki boynuz uzanıyordu. Üstte
kara bir bulut görünüyordu. Bir buluta benzeyen bu sey de meğer Coronel'mis. Öbür
boğalara karsı çok vahsi davranırken, nesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması Moraima Markisi ile ailesine karsı oldukça
yakınlık gösterirdi. Çocuklar kulaklarını, kuyruğunu çekerler, bu seytanca oyunlar
karsısında o, homurdanarak boyun eğen kurt köpekleri gibi dururdu. Resimde Marki küçük
kızlarıyla birlikte bulunuyordu. Coronel çocukların beyaz etekliklerini kokluyor,
çocuklar da korkularından babalarının bacaklarına sımsıkı sarılıyorlardı. Gene de,
çocukluğun verdiği cesaretle, bir ara, boğanın gözünü kasıyıp: «Yat, Coronel, yat!»
demeye baslamıslardı. Bunun üzerine Coronel de, bacaklarını ikiye katlayarak, oturmustu.
Çocuklarla babaları da, bunu görünce, hayvanın yanmaN, NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
baska olurdu.» derdi. «Su essiz Coronel'i hatırlıyor musunuz?»
Pahalı çerçeveli bir resmi gösteriyordu. Resim onun bir gençlik hatırasıydı. Kendisi
beyaz elbiseli kız çocuklar arasında oturuyor, bir yandan iki boynuz uzanıyordu. Üstte
kara bir bulut görünüyordu. Bir buluta benzeyen bu sey de meğer Coronel'mis. Öbür
boğalara karsı çok vahsi davranırken, nesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması Moraima Markisi ile ailesine karsı oldukça
yakınlık gösterirdi. Çocuklar kulaklarını, kuyruğunu çekerler, bu seytanca oyunlar
karsısında o, homurdanarak boyun eğen kurt köpekleri gibi dururdu. Resimde Marki küçük
kızlarıyla birlikte bulunuyordu. Coronel çocukların beyaz etekliklerini kokluyor,
çocuklar da korkularından babalarının bacaklarına sımsıkı sarılıyorlardı. Gene de,
çocukluğun verdiği cesaretle, bir ara, boğanın gözünü kasıyıp: «Yat, Coronel, yat!»
demeye baslamıslardı. Bunun üzerine Coronel de, bacaklarını ikiye katlayarak, oturmustu.
Çocuklarla babaları da, bunu görünce, hayvanın yanmaN, NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
geldim lan
bizden de üstündürler. Bizlerle aralarındaki tek fark konusmasını bilmeyisleridir.» deye
çıkısırdı.
Marki'nin Lobito adında bir boğası vardı. Bu boğayı satın almak isteyenler çoktu.
Lobito'yu elde edebilmek için Gi-ralda adında bir boğa ile bütün Sevilla'yı Marki'ye
vermeye hazır biri bile çıkmıstı. Marki bütün bu tekliflere rağmen gene de boğasını
satmadı. Sık sık, atma binip, yetistirdiği hayvan sürülerine bakmaya giderdi. Çayıra
vardığında değerli boğasını: «Lobito!» deye çağırması yeterdi. Onun sesini duyunca
Lobito, öbür boğaların arasından ayrılarak, sahibinin yanma gelir, çizmelerini yalardı.
Boğaların en kuvvetlisi olduğu için öbür boğalar ondan korkarlardı. Marki, atından
inince, atın heybesinden bir parça çukulata çıkarıp Lobito'ya atardı. O da, iri boynuzlu
kafasını sallayarak, tesekkür ederdi. Marki, bir kolunu boğanın boynuna dayayarak,
hayvana vahsi bakıslarla bakan öbür boğalara doğru ilerlerdi. Ortada korkulacak bir sey
yoktu. Lobito sahibini korumak için bir
KAN ve KUM
113NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
köpek gibi yürür, atesli gözlerle bakan boğaların onurı üzerine saldırmamaları için
çevresine bakınırdı. Bir boğa, cesaret edip de, Marki'yi koklamak üzere yanma yaklasacak
olsa Lo-bito'nun boynuzlarıyla karsı karsıya kalırlardı. Boğalar, beceriksizce,
yollarını kesmeye kalkıssalar Lobito yolu açmaları için kafasını uzatırdı.
Moraima Markisi kendi otlaklarında yetisen boğaların alanlarda büyük basarılar
gösterdiklerini gördükçe keyiflenir, ağzı kulaklarına varır, beyaz favorilerini
oynatarak gülerdi.NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
— «Boğalar dünyanın en soylu hayvanlarıdır
çıkısırdı.
Marki'nin Lobito adında bir boğası vardı. Bu boğayı satın almak isteyenler çoktu.
Lobito'yu elde edebilmek için Gi-ralda adında bir boğa ile bütün Sevilla'yı Marki'ye
vermeye hazır biri bile çıkmıstı. Marki bütün bu tekliflere rağmen gene de boğasını
satmadı. Sık sık, atma binip, yetistirdiği hayvan sürülerine bakmaya giderdi. Çayıra
vardığında değerli boğasını: «Lobito!» deye çağırması yeterdi. Onun sesini duyunca
Lobito, öbür boğaların arasından ayrılarak, sahibinin yanma gelir, çizmelerini yalardı.
Boğaların en kuvvetlisi olduğu için öbür boğalar ondan korkarlardı. Marki, atından
inince, atın heybesinden bir parça çukulata çıkarıp Lobito'ya atardı. O da, iri boynuzlu
kafasını sallayarak, tesekkür ederdi. Marki, bir kolunu boğanın boynuna dayayarak,
hayvana vahsi bakıslarla bakan öbür boğalara doğru ilerlerdi. Ortada korkulacak bir sey
yoktu. Lobito sahibini korumak için bir
KAN ve KUM
113NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
köpek gibi yürür, atesli gözlerle bakan boğaların onurı üzerine saldırmamaları için
çevresine bakınırdı. Bir boğa, cesaret edip de, Marki'yi koklamak üzere yanma yaklasacak
olsa Lo-bito'nun boynuzlarıyla karsı karsıya kalırlardı. Boğalar, beceriksizce,
yollarını kesmeye kalkıssalar Lobito yolu açmaları için kafasını uzatırdı.
Moraima Markisi kendi otlaklarında yetisen boğaların alanlarda büyük basarılar
gösterdiklerini gördükçe keyiflenir, ağzı kulaklarına varır, beyaz favorilerini
oynatarak gülerdi.NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
— «Boğalar dünyanın en soylu hayvanlarıdır
11 Temmuz 2009 Cumartesi
helloworld
this site about http://expatriatehealthinsurance.tk my newsite.bla bla.expatriate health insurance
5 Temmuz 2009 Pazar
yayınladiyekomut
Fuentes boğaya kargıyı batıracağı sırada herkesi bir merak sarmaya baslamıstı. Yaman bir
boğa güresi seyredeceklerini umuyorlardı. Fuentes bir elinde kargıları tutarak, tek
basına, ağır ağır alanm ortasına doğru yürüdü. Peleriniyle, boğanın ensesine kargıları
saplayarak hayvanı kıskırtmaya çalısıyordu. Bütün bu gürültü-patırtıdan sonra, boğa
korkudan sasırıp kalmıstı. Toreadora kaygıyla bakıyordu. Sanki uyusmus, büyülenmisti.
Fuentes boğanın ensesine kargıları batırabilecek kadar yanma yaklastı. Sonra, kosarak
birkaç adım daha attı. Boğa da, kendine inanmıs olduğundan, onun ardından kosmaya
basladı. Böylece ikisi de kendilerini alanm öbür ucunda buldular. Boğa toreadorun
karsısında yumusamıs görünüyor, onun bütün hareketlerine boyun eğiyordu. Fuentes,
fırsattan yararlanmayı akıl ederek, oyunu sona erdirebilmek için, her eline birer kargı
alıp kollarını açtı. Sonra ince-uzun yapılı gövdesiyle, ayaklarının uçlarına basarak,
saskına dönmüs boğanın yanına usulca yaklastı, renkli sopaları hayvanın boynuna sapladı.
Bunu, halkın alkısları sırasında, üç defa daha yaptı.NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
Fuentes'in bu oyunu karsısında, Juan'dan yana olmayan birtakım seyirciler: «Gerçek bir
toreador böyle olur iste!» deyerek, öç alıyorlardı
boğa güresi seyredeceklerini umuyorlardı. Fuentes bir elinde kargıları tutarak, tek
basına, ağır ağır alanm ortasına doğru yürüdü. Peleriniyle, boğanın ensesine kargıları
saplayarak hayvanı kıskırtmaya çalısıyordu. Bütün bu gürültü-patırtıdan sonra, boğa
korkudan sasırıp kalmıstı. Toreadora kaygıyla bakıyordu. Sanki uyusmus, büyülenmisti.
Fuentes boğanın ensesine kargıları batırabilecek kadar yanma yaklastı. Sonra, kosarak
birkaç adım daha attı. Boğa da, kendine inanmıs olduğundan, onun ardından kosmaya
basladı. Böylece ikisi de kendilerini alanm öbür ucunda buldular. Boğa toreadorun
karsısında yumusamıs görünüyor, onun bütün hareketlerine boyun eğiyordu. Fuentes,
fırsattan yararlanmayı akıl ederek, oyunu sona erdirebilmek için, her eline birer kargı
alıp kollarını açtı. Sonra ince-uzun yapılı gövdesiyle, ayaklarının uçlarına basarak,
saskına dönmüs boğanın yanına usulca yaklastı, renkli sopaları hayvanın boynuna sapladı.
Bunu, halkın alkısları sırasında, üç defa daha yaptı.NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
Fuentes'in bu oyunu karsısında, Juan'dan yana olmayan birtakım seyirciler: «Gerçek bir
toreador böyle olur iste!» deyerek, öç alıyorlardı
anladı mıözgür
besinci sıralarda kopan kavgayı
görmeye çalısıyordu. Baslarını uzattılar, ancak kavganın olduğu yere doğru giden
polisleri görebildiler. Geçebilmeleri için herkes çekilip yol veriyordu. Bu kavga ile
ilgilenmek istemeyen kimseler ise: «Oturun! Toreadorları seyredemiyoruz!» deye
bağırıyorlardı. Bunun üzerine, bir ara herkes yavas yavas gene yerlerini almaya basladı.
Yalnız, simdi halkın sinirli bir hali vardı. Bu yüzden, toreadorların oyununa karsı bir
ilgisizlik duyuyorlardı. Bu da, elbette ki bir haksızlık sayılırdı. Can sıkıntılarını
ye-
42NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
yip içerek gideriyorlardı. Satıcılar yiyecekleri sasılacak bir ustalıkla fırlatıp
atıyorlardı. Portakallar en arka sıralarda oturanların kucağına bile sanki iplikle
çekiliyormus gibi düsüyordu. Köpüklü içki siseleri açılıyor, Đspanyol sarabı bardaklarda
görmeye çalısıyordu. Baslarını uzattılar, ancak kavganın olduğu yere doğru giden
polisleri görebildiler. Geçebilmeleri için herkes çekilip yol veriyordu. Bu kavga ile
ilgilenmek istemeyen kimseler ise: «Oturun! Toreadorları seyredemiyoruz!» deye
bağırıyorlardı. Bunun üzerine, bir ara herkes yavas yavas gene yerlerini almaya basladı.
Yalnız, simdi halkın sinirli bir hali vardı. Bu yüzden, toreadorların oyununa karsı bir
ilgisizlik duyuyorlardı. Bu da, elbette ki bir haksızlık sayılırdı. Can sıkıntılarını
ye-
42NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması,
yip içerek gideriyorlardı. Satıcılar yiyecekleri sasılacak bir ustalıkla fırlatıp
atıyorlardı. Portakallar en arka sıralarda oturanların kucağına bile sanki iplikle
çekiliyormus gibi düsüyordu. Köpüklü içki siseleri açılıyor, Đspanyol sarabı bardaklarda
dıdıdıdıdıd dıd dı
sa-kalmıslardı. Hayranlık duygularını belirtecek baska söz bulamayıp, «Ne cesur! Ne
yaman adam!» deye bağırıyorlardı. Bir alkıs tufanıdır gidiyordu.
Juan, alanın çevresini dolasıp seref locasının önüne gelince, kollarını açarak baskanın
önünde eğilerek selâm verdi, îste o zaman herkes sapkasını alana fırlatıp alkıstan
ortalığı çınlattı. Ona mükâfat verilmesini istiyorlardı. Geleneğe göre, bir matador
boğayı ustaca öldürmeyi basarınca hayvanın bir kulağı kesilip kendisine verilirdi. Juan
böyle bir mükâfatı iyice hak etmisti. NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması, Kimse kılıcını bundan daha iyi kullanamazdı.
Alanda görevli biri kanlanmıs kıllı bir et parçası getirdiği vakit halkın coskunluğu
daha da arttı. Azgın hayvanın kulaklarından biriydi bu.
Juan'a böyle yakınlık gösterilirken üçüncü boğa alanda çoktan yerini almıstı. Ne var ki,
oyunun geriye kalanının sanki hiçbir değeri yokmus gibi, halk durmadan Juan'ı
alkıslıyor, birtürlü yatısamıyordu. Onun topladığı bu iligiyi görünce, öbür güresçilerin
kıskançlıktan yüzleri solmustu. Halkın dikkatini çekmek
yaman adam!» deye bağırıyorlardı. Bir alkıs tufanıdır gidiyordu.
Juan, alanın çevresini dolasıp seref locasının önüne gelince, kollarını açarak baskanın
önünde eğilerek selâm verdi, îste o zaman herkes sapkasını alana fırlatıp alkıstan
ortalığı çınlattı. Ona mükâfat verilmesini istiyorlardı. Geleneğe göre, bir matador
boğayı ustaca öldürmeyi basarınca hayvanın bir kulağı kesilip kendisine verilirdi. Juan
böyle bir mükâfatı iyice hak etmisti. NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması, Kimse kılıcını bundan daha iyi kullanamazdı.
Alanda görevli biri kanlanmıs kıllı bir et parçası getirdiği vakit halkın coskunluğu
daha da arttı. Azgın hayvanın kulaklarından biriydi bu.
Juan'a böyle yakınlık gösterilirken üçüncü boğa alanda çoktan yerini almıstı. Ne var ki,
oyunun geriye kalanının sanki hiçbir değeri yokmus gibi, halk durmadan Juan'ı
alkıslıyor, birtürlü yatısamıyordu. Onun topladığı bu iligiyi görünce, öbür güresçilerin
kıskançlıktan yüzleri solmustu. Halkın dikkatini çekmek
4 Temmuz 2009 Cumartesi
1 Temmuz 2009 Çarşamba
deneme 43
anlamsız anlamsız gece gece ekşın yapsın otoatik yazı yazsın dedik ama NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması gibi bi ekşın yapacağız gibi gibi şeyler neden satj neden inernet kesilimi
lanet staj
staj yüzünden tamda atağa kalkmışken kötü oldu yav geriere düştük neyse artık 20 gün ikinci sayfada kalmaya gayret edeceğiz.çaresiz çabalszı haber ve video iklisini nalamsızca kullanacğzıç
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)